Sonsuz Temâsâ

...Biz muhabbet fedaileriyiz;husûmete vaktimiz yoktur...



Yetersiz Ulvi,az Ulvi bos yerleri dolduramayan Ulvi

nuruahsenblogcu 
 - Bak Ulvi seni en zayıf torbaya koyar, fikstürünü çekerim.Seri sonu Ulvi.
- Sıfatını tamlattırma lan bana.


Keçe kardeşler Kunter'in gözünü morartmıştır.
Zekai: Bakış açını kim değiştirdi kunter?


Cevahir: Çabuk beni hastahaneye götür.
Koyu Bilal: Yoğun baktım ya lan daha ne ?


Mürsel: Nazan ev buldum bir oda hiç salon.

Cevahir hastanededir.
Cevahir: Hocam benim bu flashdiskime bağlı semptomlarımda bağkursal kıpırdamalar var ama hadi hayırlısı.
Doktor: anlamadım.
Cevahir: Ya ben şimdi bunu halk dilinde nasıl anlatayım ki.
Ulvi: Abi ne oldu.
Cevahir: Ulan iki bilimsel terimin belini kıralım dedik kaçtı gitti çıban.Sahte doktor mudur nedir.


Baba:Ulan faydasız çık git evimden gözüm görmesin anca bayramlarda ananın elini öpmeye gelirsin.
Cevahir:milli bayramlarda dahilmi baba ?


Zekai keçe kardeşlere meydan okurken.
Zekai: Lan keçe kardeşler, gelin lan buraya.
Kütük: Bize mi diyosun lan sen çitlenbik.
Zekai: Oğlum gelsenize.
Kütük: Ne istiyosun lan ?
Zekai: Çıkışta bekleyin lan sığır sürüleri, siz hepinizsiniz ben tekim.
Kütük: (gülerek) Oğlum biz böyle çok güçlü olduk be, al bizim boğaçı da senden olsun.
Zekai: rahat ol sen, ağzınızı kırdıktan sonra hepiniz benden olacaksınız.




Bilal: Delikanlılığın kitabında, rakibinin gözüne biber gazı sıkıp, görüş alanını daraltmak var mı
Cevahir: Tövbe, ben değil, mürsel sıktı. Ben yine de sportmence bulmuyorum tabi.
Bilal: Seninle şimdi kavga etmicem cevahir, dışardan benim dayak yediğim sanırlar!
Cevahir: Bu kadar duygusal olma bebeeem!


Cevahir kardeşi Nazan'a: Sana derinlemesine nüfuz ederim bak.

Cevahir: korsan emlakçılığa başlıyoruz ulvi.
Ulvi: Korsan emlak mı? Sahte ev mi alıp satıcaz abi?
Cevahir: Sahte ev diye bir şey mi var lan bir batonarme gördün mü ya mülktür ya duvar


Cevahir Koyu Bilale: Sana bir ton daha koyu atarım insan içine çıkamazsın mat Bilal.

Zekai: Kızla aynı sınıftayız ama aramızda sınıf farkı var.

Saltuk: zek hoca kurtarma yazılısı yapıyormuş.
Zekai: Ben seksen beşten beraatim.

Cevahir: Türkiye'de Alamancı, baba ocağında yabancı.

Ulvi ampul takarken;
Cevahir: Hadi lan takamadın bi ampulü.
Ulvi: Abi olmuyo ekonomik ampul ya ondan galiba.
Cevahir: Kenarına para sıkıştır o zaman.


Bilal: Şükufe beni seçti cevahir.
Cevahir: Ben de seni seçtim pikaçu.


- Ben boşanma davasını kaybettim baba.
(cevahir'in babası kuddusi bön bön bakar)
- Velayetim sizde kaldı ha çok da ballısınız!


anne - a
nazan - n
nazan masanın altında temizlik yapıyor.
a - nazaan.
n - efendim?
a - kimle konuşuyosun kızıım?
n - mürsel bişey sorduda.
a - ne sordu? üstünde ne olduğunu mu sordu?
N - AY ANNE YAA, MÜRSEL ŞUA ANDA ÜSTÜMDE ne olduğunu bilse benimle evlenmekten vazgeçer yani.


n - babam nerde anne?
a - çıkıyorum dedi çıktı tutamadım.
n - hah çok güzel kahveye gitmiş.
a - hiii! görmüş mü mürseli yoksa?
n - yok mürsel masanın altına saklanmış.
a - hah iyi bari akıl etmiş deli oğlan, daa sen de masanın altındasın? hayırdır, bi fantaaazi mi yapıyosunuz yoksa?
n - ya anne inanamıyorum öff yaa, temizlik yapıyorum burdaa.
a - çık ordan çık çık çık, bana bak evlenmeden masanın altına girmek yasak.
n - ya öf anne yaa inanamıyorum sana yaa...




Cevahir'in Taktığı Lakaplar


MoLotof KokteyLim xD
İhraç fazLam...
günaydın çapağım..!
İhtiyaç dahiLim..
piknik sepetim xD
hızLı ve öfkeLim.. =D
asFaLt gözLüm xD
karışık CD'm (:
ikiz kuLem x)
Süpriz Yumurtam
menkuL kıymetLim..
GeLişi GüzeLim xD


Cevahir Bilal'e: "Kırarım DNA şifreni, gelecek nesillere aktaramazsın"

-Şifasız kaplıca



Cevahir kendisine dokunan bilale :"Ne o öyle ipeksi dokunuşlar."
Cevahir Bilale : "Görgüsüz tanık"

Mürsel ev ahalisine arabasına binmeden önce ayakkabılarını çıkarmalarını söyler.
Dede: "Devamlı kıbleye doğru süreceksen çıkartalım ayakkabıları"

cevahirden şukufeye:ben seni yavaş yavaş bırakayım debriyajım

Cevahir'den Şukufe'ye: " Akşam kapanmaya yakın gelirim, beraber bu yılın en iyi çıkışını yaparız."

-Seni kendi içinde ters çeviririm NEVRESİM Bilal

Zekai Pırıl'a: "Tavşam yarim kız senin adın HAFİYE."
"Sana hak verdim YASAL YARİM."


Cevahir: "Cevriye denen UNDERGROUND geri dönmüş"

Cevair şukfeye: 11 asrın sultanı hayırlı işler.

cevriye: "Ben ilk uçakla Sicilya'ya gidiyorum. İlk uçak dediysem sıradaki ilk uçak, tarihte yapılan ilk uçak değil. Bir süre orada kalacağım. Bir süre dediysem, bir gün ,bir hafta değil belirsiz bir süre."

Korsan CD satarken Zekai: " Kırmızı armut ödülü var"

-Ne haber llan buruşuk LEE
-Sertifikasız sığır

cevahir: bana sıfatını tamlatma ulvi

Mutluluğumun resmi içeceği

-BAL yazmalım
-Gamzesine DOLGU yaptığım
-Göz kapaklarını seri aç kapa FLÖRASANIM
-Kasnağım
-Merak etme atardamarım, ben toplar gömerim
-Su yılanı, çıngıraksız Ulvi
-Her 4 kişiden 1'i Ulvi
-Korniş Bilal
-Sorma sektör dışım
-Olur mu kız kaçıranım
-Zeytindalı Bilal
-Taşkın Bilal
-Aşkımın SELF-SERVİSİ
-Tek dişi kalmış ŞARJIM
-Kavruk Bilal
-Devinimsiz Ulvi
-Ağızda dağılmayan Ulvi
-Olur mu İŞKİLLİM
-Hayırlı işler BADEMSUYUM
-Kızma kraterim
-Olay yeri şeridim
-Eline doğduğum
-Yardım etsene yataklığım
-Su yüzüne çıkmamış gerçeğim
-Şahsi dengesi bozuk namussuz
-APIŞARASI
-Hayırlı işler huysuz tümörüm
-Kordana doladığım
-Bıngıldağına kurban olduğum
-Genzine kaçtığım
-Islak odunla beline beline vurduğum
-Lan devinimsiz
-Asabım firarda
-Pasaportsuz Bilal muhabbetin içine girip çıkma
-Gider bonusu,az Ulvi, az promil
-Mazgal
-Koyu SALÇA
-Ortopedik Ulvi
-Kıl topağı
-Ütülmemiş at kafası
-Çok hızlı koşar bu KOYU ANELKA
-Pek bir şaşırdım PEKİN ÖRDEĞİM,

-Benim hayatımdaki tek yamuk sensin analitik Bilal.

şukufeye ihrac fazlam

Bilal:"Bana niye güvenmiyorsun?
Babası: "Benim soyumdan gelen hiçkimseye güvenmem."

Mürsel, öğretmeniyle evlenmek isteyen Sezai'ye:"Düğününde sana kanaat notu takar artık."
Dede: "Öğretmenine mi tutuldun?"
Sezai: "Aynı statüdeyiz, oda öğrenci."
Mürsel:"Kaça gidiyorsun deseler Lise 2'den gün aldım mı diyecen?"

Bebek Cevahirin kucağında gaz çıkartır.
Cevahir:"Görüyorsun değil mi güneş enerjisiyle çalışan Ulvi, oğlumun rezervi hiç bitmiyor"


-Kuluçka Bilal
-Morartırım BINGILDAĞINI
-Kahya beyaz atımı hazırla aile bağları arası yolculuğa çıkıyorum
Hayırdır tavşanım,süzülüyorsun böyle.
-Harbi mi lan düpedüz.
-Bezirganbaşım
-Kadınlar ne anlar senin alınterinden, TER BEZİNDEN
-iğne deliğinden girer, senin içinden çıkarım
-Koyu kazanova
-Allah tek yastıkta ÇÜRÜTSÜN.
-Ben sevenleri ayıramam, sevenlerin noktalayıp kalemle birleştirmek için and içtim.
-MARJİNAL FAYDASIZ OĞLUM.

-Dün kalp kapakçığımı çevirdim altından bedava çıktı

Entari giyen Mürsel:
Alttan alttan esiyor, üst tarafı da açık, cereyan yapıyor.

Senin ne işin var okulda KARDELEN Bilal

Sığırperver kodaman.

evim: İş yerinden uzaklaşma aldım.
Cevahir: UZAKLAŞ o zaman.

Bilal: "Aklım çarpıntı yapıyor.Hiçbir şey düşünemiyorum Müfit."

Bilal: "Aklınla bin yaşa. YEDEK AKLIM gibisin"

düz ulvi,, ikinci el ulvi,, domuşuk,, lan koyu kabuska,, stocholm bilal...

baz istasyonum

hayırdır sinek bilal kaydını mı yaptırıyosun

94.3 koyu pembe bilal yoksa aynı frekanstamıyız.(ikide şukufe yi kaçırmaya gidiyor )

sütlü nuriyem

Korktun mu lan filtresiz?

cevahir mürsel'e: iç ve kıyı kesimler yer yer seninle gurur duyuyor.

cevahir'le mürsel sokakta kalmıştır.
nazan : mürsel sen bizde kalacaksın
cevahir : yavaş lann! aynı çatı altında iki namahrem...bana hasat kaldırtmayın lann!

cevahir : yürrüüüüü kiralık bilal yoksa bekar öğrencilere veririm seni!

(cevahir ve ulvi futbol oynamaktadır)
cevahir : lan ben sana topu koşu yoluma at diyorum , sen il sınırına atıyosun!

Kara Bilal: Şukufe beni seçti cevahir!,
Cevahir: Ben de seni seçtim pikaçu

Koyu pembe bilal

bilal berberde tıraş olmaktadır ve içeri cevahir girer;
-sinek bilal,kaydını mı yaptırıyorsun yoksa??

cevahir, elinde yelpazeyle gelen sevime seslenir.
-hayrola sevim jopuna kramp mı girdi?

Gönlümün reçetesi

kağıt helvam

ulvi lan idrar yolu keserim

menkul kıymetlim,baz istasyonum,mısır koçanım,milli savunmam,asfalt gözlüm,koz yatağım,asma yaprağım,yerden yükseğim,üst geçidim,medeni kanunum,görgü tanığım,göğüs kafesim,menüsküsüm,ihraç fazlam,denize sıfırım,ağzını yediğim,klasiğim,can havlim,desibelim,boğaz sefam,çilekli kokteylim,balatam,dövize endeksli çapraz kurum,su bardağım,kalp kapakçığım,serbest piyasam,katı sabunum,hızlı ve öfkelim,toprak mahsülüm, mutluluğumun resmi içeceği
medeni kanunum

ÜST GEÇİDİM

Alırım o dilini sezaryen ile.

Endoplazmik retikulum gibi ne bakıp gülüyon lan.

Diskime ait semptomlarda BAĞKURSAL kıpırdanmalar var.

ebe gömecim benim

zekaiden:: pırıLın aiLesi süppper çağdaş ama bu kunter tawuk kümesine kontenjandan girmiş sığır gibi

lan ben senın dunyana goktasıyla yaklaşmazmıyım ülennn..

damışık la yamışık ulvi

şimdi ben onu çapraz yan bağlarım

yavaş lan yavaş seçim otobüsü herkese duyurudun lan

jopuna kim el koydu kız o jop senin namusun.

jopuna krampmı girdi.

g8 zirvem

flash diskim

cevo: hadi lan takamadın bi ampulü
ulvi: abi olmuyo ekonomik ampul ya ondan galiba.
cevo: kenarına para sıkıştır o zaman

zekayi : .imza atarken Saltuk iyi bak kağıtlara araya senet sıkıştırmasınlar

ay çöreeem - alın yazım - bağ bozumum - hazan mevsimim

Related Posts with Thumbnails

Nuruahsenblogcu   Soru: Asya Türk devletlerine gidenler  oralarda bolca at eti yemekte, sıkça  da kımız içmekteler. Ülkemizde ise at  eti yenmez, kımız içilmez, diyenler  olduğu gibi, yenir, içilir, diyenlere de    rastlanmaktadır. Sizin tespitlerinize  göre gerçek nedir? At eti yenir, kımız,  kefir içilir mi? Bizi şüpheden  kurtaracak bilgiye ihtiyacımız var.  Yoksa gittiğimiz yerlerde zorlanıyor,  tavrımızı tespitte sıkıntı çekiyoruz?.

 Cevap:
İmam-ı Azam'a göre at eti sadece mekruh sayılmıştır. Ancak diğer iki imamla, Şafii ve Hanbeli mezhebine göre at eti yenir, sütü olan kımız da içilir. Şartı: Kımızın sarhoşluk verecek dereceye gelinceye kadar bekletilmemesidir. Nitekim aynı şeyi kefir için de söylemek mümkündür. Bunların sarhoşluk verecek dereceye dönüştürülmeden içilmesinde mahzur olmaz. Ancak uzun zaman bekletilip de içeni sarhoş edecek duruma getirilirse, işte bundan sonra haramlık söz konusu olur. Bu da rengiyle, kokusuyla, tadıyla da anlaşılabilir. Böyle bir değişim işareti yoksa, içeni sarhoş ettiği de görülmüyorsa, 'haram' deme gerekçesi de yok demektir.

Nitekim Hayrettin Karaman Hocaefendi kefir konusunda yaptığı geniş araştırma sonunda sahip olduğu kanaatini şöyle ifade etmektedir:

"-Kefir diye içilen süt ürünü sarhoşluk vermiyor, üründe alkolün rengi, tadı ve kokusu bulunmuyor, (zaten ürünün içinde, dışarıdan katılmış, ilave edilmiş bir alkol de bulunmuyor) şu halde kefire haram veya mekruh demek için de bir sebep bulunmuyor!."

Bu konuda Kaynaklarıyla İslam Fıkhı'na da bakılabilir.

Soru: Balıkçılar yemeye alışık olmadığımız midye, istiridye, ıstakoz, yengeç gibi deniz ürünleri de satıyorlar. Kimileri bunların yenmeyeceğini kimileri de yenebileceğini söylüyorlar. Bizim yemeye alışık olmadığımız bu deniz ürünleri yenir mi? Bunları yiyenler acaba kendi mezheplerinin gereği olarak mı yemiş olurlar? Bizi şüpheden kurtaracak bilgi verebilir misiniz?

Cevap: Hanefilere göre, denizde yaşayan balık çeşitlerinin tümü de yenir. Yeter ki balık cinsi olsun, başka bir cinsten olmasın. Bu sebeple, yılan balığı, yunus balığı gibi balık çeşitlerinin hepsi de yenen cinsten sayılırlar. Ancak balık gibi denizde yaşadığı halde balık cinsinden sayılmayan midye, istiridye, ıstakoz, karides, yengeç, kirpi, kaplumbağa.. gibileri yenmeyenlerden kabul edilirler.

Şafii ve Maliki'de ise, suda yaşayanların hepsi de balık cinsi gibi temizdir, yenir.

Bu sebeple Şafii'de, ıstakoz, istiridye, midye, karides ve benzerleri balık gibi temiz kabul edilmiş, yenmelerinde mahzur görülmemiştir.

Demek ki midye, ıstakoz, istiridye, karides gibilerini yiyenler diğer hak mezheplerin görüşüyle amel ederek yemiş olmaktalar. Bu konuda Hanefi fıkıh kitabı Nimet-ül İslam'da şöyle denmektedir:

-Balık cinsinden olmayan deniz mahlukları yenmezler. Midye, istiridye, ıstakoz, karides.. gibi. Büyük İslam İlmihali'nde de şöyle denmektedir:

-Devamlı olarak suda yaşayan balıklar yenir. Fakat diğer su hayvanları habis sayılır, yenmezler. Mesela, yengeçler, midyeler, istiridyeler, ıstakozlar helal değildirler..

Anlaşılan odur ki, Hanefi'nin balık cinsinden saymadığı için yenmeyenler arasında gördüğü midye, istiridye, ıstakoz.. gibi deniz ürünlerini yiyenler, Şafii'nin (yenen temiz deniz ürünlerinden) sayması sebebiyle yemiş olduklarından bir yanlışlık söz konusu olmuyor. "Ümmetimin ihtilafında (farklı görüşünde) rahmet vardır." hadisinin işaretine de uygun düşmüş bulunuyor...

Zaman

Related Posts with Thumbnails

nuruahsenblogcu Reşadiye'deki hain saldırının üstünden 3 gün geçmesine rağmen 7 askerimizi şehit edenler bulunamadı. PKK, DHKP-C ve TİKKO eylemi üstlenmedi.

Tokat'ta meydana gelen hain saldırının üzerinden 3 gün geçmesine rağmen ne saldıranlarla ilgili ne de olayın nedeniyle ilgili bir sonuca ulaşılamadı. Zamanlaması, eylem şekli ve saldırı yeri son derece dikkat çekici bulunan eyleme ilişkin güvenlik güçleri operasyon başlattı. Ancak saldırganların bulunduğuna ve sıcak temas sağlandığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Geçen süre zarfında adları gündeme gelen terör örgütleri PKK, DHKP-C ve TİKKO da eylemi üstlenmedi.

Kiremit renkli Renault uzaklaştı

Karakola 300 metre uzaklıktaki çatışma sesinin bu mesafeden duyulmamış olması anlaşılamazken, teröristlerin son derece profesyonelce eylemi gerçekleştirmesi dikkatlerden kaçmadı. Sisli havada askerleri aracı çapraz ateşe alarak çok kısa sürede bu denli zayiat verdirmeleri, eylemi gerçekleştirenlerin profesyonel olduklarını gözler önüne serdi. Olay yerine giden ilk tanık, saldırı yerinden kiremit renkli bir otomobilin hızla uzaklaştığını söyledi. Bu raçtakilerin askerlere neden yardım etmedikleri ve olay yerinden uzaklaşmaları kafalarda soru işaretleri bıraktı. Demokratik açılım sürecinin devam ettiği dönemde gerçekleştirilen saldırı aynı zamanda DTP'ye açılan kapatma davası, Başbakan Erodoğan'ın ABD ziyareti ve Öcalan'ın eyleme çağırın açıklamalarını yaptığı döneme denk düştü. DTP’nin olayı 1993’te Bingöl’de 33 askerin şehit edilmesi olayına benzetmesi kafaları iyice karıştırdı.

“Oldukça planlı bir saldırı”

Emekli Tuğgeneral E. Haldun Solmaztürk, bu tür eylemlerin birdenbire karar verilen saldırılar olmadığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Karakolun yeri, olayın oluş şekli, bu pusunun seçildiği nokta bunun uzun süre takip edildiği, planlandığını gösteriyor. Bu tür eylemler riski asgariye indirme tedbirleri alındıktan ve bu garanti edildikten sonra yapılır. Neticede eylemi yapan da kendi canını düşünecektir. Çeşitli şehirlerde devam eden eylemler var. Bunların etkisini artırmak ve Türk halkında bezginlik yaratmak için yapılıyor. Dolaylı olarak hükümet üzerinde bir baskı oluşturup terör örgütünün taleplerini kabul ettirme yönünde daha olumlu bir ortama itmek amaçlanıyor."

Kaynak: Gizil servislerin işi

Eski istihbaratçı Prof. Dr. Mahir Kaynak ise eylemi 'gizli servis işi' olarak nitelendirdi. Saldırının çok iyi planlandığını ifade eden Kaynak, "Gizli servis şöyle hesaplıyor; 'ben böyle bir eylem yaparsam halkın yarısı Ergenekoncu der yarısı da PKK yaptı der.' PKK'nın işi gibi görünmüyor. Çünkü orada örgüt yok. Ergenekon niye yapsın ne faydası dokunabilir onlara? Onun için, bunun hangi gizli servis olduğunu bulmak lazım. Türkiye bölgesinde büyük güç haline geliyor. Bunu engellemek için yapıldı.

Bugün

Related Posts with Thumbnails


Red rose with dew

Peach rose with dew 1

27-5-2006 (20)gul


Peach rose with dew 2

Related Posts with Thumbnails

nuruahsenblogcuBediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinden Abdullah Yeğin hasta yatağında Bediüzzaman’ın mezar tartışmalarını değerlendirdi.

Yüksek ateş nedeniyle hastaneye kaldırılan, yapılan müdahale ile sağlığına kavuşan Abdullah Yeğin “Üstad’ın mezarını araştırmak Üstad’a hürmetsizliktir” dedi.

ÜSTADIMIZIN VASİYETİNE AYKIRI İSTEKLERİ ÜSTAD’I RAHATSIZ EDER

Bediüzzaman’ın kendisi yerine “Kur’an’a ve Peygambere hürmet edilmesini” istediğini vurgulayan Yeğin, “Bediüzzaman’ın yazdığı Eddai manzumesinde, ne zaman vefat edeceğine ve mezarının yıkılacağına işaret ediyor. Ondan 40 sene sonra aynı hadise oluyor, vefatından da 4 ay evvel mektup neşrediyor. Gitti her yerde, ‘benim mezarım gizli olacak, bir-iki kişiden başka kimse bilmeyecek, ben mezarımı herkesin bilmesini istemiyorum. Çünkü mezar ziyaretini bilmiyorlar’ diyor. Ben Urfa’da Üstadımızın mezarını beklerken gördüm, oraya gelenler Üstad’ın mezarının toprağını alıp ceplerine koyuyorlardı. Üstadımız katiyen böyle şeylere razı olmaz. Bediüzzaman, ‘ben hürmet istemiyorum, Kur’an’a hürmet edin. Allah’a hürmet edin. Peygambere hürmet edin’ derdi. Onun için Üstadımızın vasiyetine aykırı istekleri Üstad’ı rahatsız eder. Hz. Ali Efendimizin de mezarı gizlidir, belli değildir” şeklinde konuştu.

BAŞBAKAN VASİYETİ BİLMİYOR

Said Nursi’nin Risale-i Nur’daki ihlası bozmamak için mezarının gizli kalmasını istediğini belirten Yeğin, “Şimdi bir kimse dese ki Üstad’ın mezarı falan yerdedir, o kişi aslında bilmiyordur. Çünkü bilen kişi söylemez. Bilmeyen konuşur sağda solda… Üstadımız Risale-i Nur’daki ihlası bozmamak için ben mezarımın gizli kalmasını istiyorum. Tarihçe-i Hayatta ne için gizli kalmasını istediğinin açıklaması var. Onun için onların bu çalışmaları iyi bir şey değildir. Başbakan da bilmiyor. Risale-i Nur’un bazı yerlerini okumamıştır. Üstadımıza hürmetsizlik olur, mezarını araştırmak” dedi.

MEVLANA GİBİ BİR TÜRBE OLACAK MI?

Tahiri Mutlu’ya atfen söylenen “Bediüzzaman’a Mevlana gibi türbe yapılacak” sözlerini de değerlendiren Abdullah Yeğin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ben öyle bir şey duymadım. Olabilir, o Tahiri Ağabey’in kanaati olabilir. Ama biz de Üstad vefat ettiği zaman Urfa’da dediler ki, ‘Üstadımız mezarının gizli olmasını istiyor, siz aşikâr yapıyorsunuz’ dediler. Dedik, ‘Üstadımızdan öyle tavsiyesi olabilir, o ihlasının gereğidir.’ Sonradan tahakkuk etti, bizim yapamadığımızı Cenab-ı Hak şer kuvvetlerine yaptırdı. Netice, Üstad da razı oldu. Üstad’ın mezarı Isparta’dadır. En çok bilen Bayram kardeşti, vefat etti. Kaç kere Üstad’ın mezarının yeri değişti, o yüzden kimse bilmez.

ÜSTAD, HZ. ALİ’DEN DERS ALMIŞTIR

“Üstad’ın mezarını araştırmak Üstad’a hürmetsizliktir. Çünkü Mevlana’nın mezarını Üstad ziyaret ettiği zaman, kardeşi Abdulmecid’e ‘Ben böyle bir mezar istemiyorum. Benim mezarım gizli kalacak. 1-2 kişiden başka kimsenin bilmesini istemiyorum’ diyor. Orada bir şaşaa var. Üstadımız ise kendine hürmetten sıkılırdı. ‘Birinin elimi öpmesi bana tokat gibi gelir’ diyordu. Üstad, Hz. Ali’den ders aldığından, ona ittibaen mezarının gizli kalmasını istemiştir. Ben böyle biliyorum.

Risale Haber

Related Posts with Thumbnails

Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Bediüzzaman'ın mezarının kıyamete kadar meçhuliyetini sürdüreceğini söyledi.



"Bir kaç nokta var.
Birincisi; Bediüzzaman Hazretlerinin kabri ile diğer isimlerin kabrini ayru tutmak lazım. Sebebine gelince Bediüzzaman Hazretlerinin kabri konusunda Bediüzzaman'ın henüz vefat etmeden önce kaleme almış olduğu vasiyeti ve mektubu var. Çok açık. Diyor ki; 'Benim kabrim çok yakın birkaç talebem dışında kimse tarafından bilinmeyecek.' İnsanların kabrine yönelik teveccühü arttıracakları ve Risale-i Nur'un manasını unutabilecekleri noktalardan dolayı Kader-i İlahi ona hissettirmiş ve bunu yazmış.

"İkinci nokta Cenab-ı Hakk'ın emriyle emr-i hak Urfa'da vaki olunca cenazesi Halilürrahman'da çok güzel bir yere naklediliyor. Bizzat Bayram abi ve Sungur abiden duymuştum; 'Biz şaşkınlık içinde takip ediyorduk. Çünkü her gün yüzlerce misafir geliyor Üstadın kabrini ziyaret ediyor. Halbuki Üstad benim kabrimi kimse bilmeyecek diyor' demişlerdi. İkinci safhayı 1960 ihtilali sona erdiriyor. İhtilalciler Bediüzzaman'ın dirisinden korktuğu kadar ölüsünden de korkuyorlar. Üstadın kabrini kanuni bir kılıf uydurarak, Abdülmecid Efendiden zorla dilekçe alarak Isparta'da defnediyorlar.

"Üçüncü nokta. Üstad 1960 ihtilalinden sonra gömüldüğü arşivlerde bilinen yerde değil. Abiler vasıtasıyla alınmış kimsenin bilmediği bir mekana götürülmüş ve bir kaç abinin bildiği bir mekana defnedilmiş. Dolayısıyla ne Üstadın rükünleri yerini söyler ne de hükümet arşivlerde belirtilen yerde bulabilir.

"Üstad hazretlerinin bugüne kadar haber verip de doğru çıkmayan haberi yok. Benim kanaatim kabir konusu kıyamete kadar meçhuliyetini sürdürür.

Risale Haber

Related Posts with Thumbnails

http://www.moralhaber.net/resimler/haberler/70899.jpgŞehit 7 askerin otopsi işlemleri tamamlandı. Mehmetçilerin cenazeleri, Tokat'taki törenin ardından toprağa verilmek üzere memleketlerine gönderilecek.

Tokat İl Jandarma Alay Komutanlı'ğında askeri tören yapıldı. İçeriye halk alınmadı. Jandarma Komutanlığı'nın önünde vatandaşlar da terörü lanetleyen slogonlar attı. Bugün Tokat'taki öğrenciler okullara gitmedi. Askeri törenden sonra Tokat içindede sivil protestolar yapılacak. Askeri güvenlik önlemleri artırıldı. Ellerinde Türk bayrakları olan öfkeli kalabalık 'Şehitler ölmez. Vatan bölünmez' sloganı atıyorlar. Tokat'ta tüm binalara Türk bayrakları asılmış durumda. Hain terörist saldırıyı kimin yaptığı henüz belirlenmiş değil. Güvenlik önlemleri hat safhaya gelmiş durumda.

Şehitler ambulanslara bindirildi. Tören sona erdi. Şimdi şehitlerimiz memleketlerine uğurlanıyor.

BU VATAN HEPİMİZİN

Bir şehit yakını morgun yanında Kuran okurdu ve 'bu vatan hepimizin' dedi.

Reşadiye ilçesine bağlı Sazak köyü yakınlarındaki terörist saldırıda şehit düşen jandarma uzman çavuş Harun Arslanbey (Adana) ile jandarma erler Onur Bozdemir (Adıyaman), Kemal Pide (Ordu), Ferit Demir (Muş), Yakup Mutlu (Muş), Cengiz Sarıbaş (Giresun) ve Fatih Yonca'nın (Hatay) Tokat Dr. Cevdet Devlet Hastanesi Morgu'nda yapılan otopsi işlemleri tamamlandı.

Şehitlerin gece saatlerinden sabaha kadar süren otopsi işlemlerinin 2 savcı ve 2 doktor gözetiminde yapıldığı kaydedildi. Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından morga askerler tarafından tabutlar götürüldüğü gözlendi.

Şehitlerin cenazeleri, Tokat İl Jandarma Alay Komutanlığında düzenlenecek törenin ardından toprağa verilmek üzere memleketlerine gönderilecek.

ŞEHİTLER İÇİN KUR'AN OKUNDU

Bu arada, şehitlerin cenazelerinin bulunduğu hastane morgu önünde nöbet tutan askerlerin yanında bir vatandaşın Kur'an-ı Kerim okuduğu görüldü. Askerlerle herhangi bir akrabalık ilişkisi olmadığını belirten vatandaş, olayın üzüntüsünü yaşadığını ifade ederek, ''Bu vatan, hepimizin, bu çocuklar hepimizin evladı'' ifadelerini kullandı.

Öte yandan, saldırıda yaralanan jandarma uzman Çavuş Yusuf Öztürk ve jandarma er Emrah Mandıralı'nın tedavisinin Niksar Devlet Hastanesinde, jandarma er Arif Temel'in tedavisinin ise Tokat Dr. Cevdet Aykan Devlet Hastanesinde sürdüğü belirtildi.

Saldırıda yaralanan 3 askerden biri olan ve Niksar Devlet Hastanesinde tedavi altına alınan Emrah Mandıralı'nın, U21 Milli Takım Teknik Direktörü ve Trabzonspor'un efsanevi oyuncularından, eski milli futbolcu Hami Mandıralı'nın uzaktan akrabası olduğu ifade edildi. Evli, 1 çocuk babası Emrah Mandıralı'nın, Trabzon'un Arsin ilçesine bağlı Başdurak Köyü'nde yaşadığı kaydedildi.

Diğer yandan, Tokat ve çevresinde yüksek kesimlerde dünkü saldırı anında olduğu gibi bugün sabah saatlerinde de yoğun sisin etkili olduğu, dağlık ve ormanlık bölgelerde görüş mesafesinin iyice düştüğü gözlendi.

Tokat'ın Reşadiye ilçesine bağlı Sazak köyü yakınlarındaki terörist saldırıda, 1'i uzman çavuş 7 asker şehit olmuş, 1'i uzman çavuş 3 asker yaralanmıştı.

Moralhaber

Related Posts with Thumbnails


İbrahim Tatlıses - Hasret Kaldım


Hasret kaldım gülüşüne
O sıcacık öpüşüne
seviyorum değişine
Hasret kaldım hasret kaldım sevgilim
Boynu bükük duruşuna
Ardım sıra bakışına
Kollarımda yatışına
Hasret kaldım hasret kaldım sevgilim
Usul usul sokulmana
İçin için ağlamana
Canım deyip sarılmana
Hasret kaldım hasret kaldım sevgilim
Seni sensiz yaşamak
En kötü kader olsa gerek
Ey benim hasret kokan sevgilim
Bu ayrılığa dayanır mı yürek
Gel desem gelemezsin biliyorum
Ama ben seni yaşıyorum
Seninleyim ve tek

Related Posts with Thumbnails

« Önceki ::


site ekle
1 Web Stats
Genel http://nuruahsen.blogcu.com/